“KİLO ALMADAN VE SAĞLIKLI BİR RAMAZAN GEÇİRMEK İSTİYORSAK”

“KİLO ALMADAN VE SAĞLIKLI BİR RAMAZAN GEÇİRMEK İSTİYORSAK”

“KİLO ALMADAN VE SAĞLIKLI BİR RAMAZAN GEÇİRMEK İSTİYORSAK”

 

  Sahurda protein içerikli besinlerle ve Bilecik bölgesinde anemi sorunu ön planda olduğu için demir içeriği yüksek besinler tercih edilmesi gerektiğini belirten Delibaş Tez, “Proteinli besinler, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinler acıkmayı geciktirecek ve uzun süreli tokluk hissi verecektir. Demirden zengin besinler haşlanmış yumurta kayısı kıvamında, yeşil zeytin, taze yeşil biber, maydanoz, taze sıkılmış portakal suyu, pekmez 1 tatlı kaşığı, vs. gibi besinler sahurda tüketildiğinde anemi sorunu olanlarda, gün içerisinde halsizlik, bitkinlik, yorgunluk ve baş dönmesi gibi oluşan şikayetlerin azalmasına yardımcı olacaktır. Uzun bir açlık sonrası, iftarı mümkünse 2 öğüne bölmeliyiz, başlangıç olarak 1 kepçe tahıllı çorba et suyuna yapılmış, salçalı, baharatlı, un miyanesi yapılmış çorbalar hariç ile başlayarak 5-10 dakika kadar yemeğe ara verilmeli, ardından ana yemeklere devam edilmelidir. Etli veya zeytinyağlı sebze yemekleri veya kuru baklagiller yemekleri, tam buğday ekmeği, domatesle yapılmış bulgur pilavı, yoğurt, ayran, cacık, bol yeşillikli salata, az yağlı veya yağsız veya kuru meyveden yapılmış hoşaf veya yaz meyvesine uygun taze meyveden yapılmış komposto gibi lif oranı yüksek alternatiflerden oluşan bir iftar yemeğinin sindirimi de daha kolay olacaktır” dedi.

 

  “RAMAZANDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR”

 

  İftarda, yaşanılan uzun süreli açlık ve mideyi çok hızlı doldurmamak gerektiğini belirten Delibaş Tez, “Ani mide gerginliği tansiyonunuzun yükselmesine ve mide şikayetlerinin artmasına yol çar. Bu nedenle, yemekleriniz mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğneyerek tüketiniz. İftar sofranızda farklı besinlere yer vermeye çalışın. Haftada 1-2 gün kırmızı et, 1-2 gün gün balıketi, 1-2 gün kuru baklagil, 1-2 gün sebze yemeği beslenmenizde sağlıklı bir dengeyi kurmanızı sağlayacaktır. Tatlı tüketiminizi haftada 2-3 defa ile sınırlayın. Ağır şerbetli veya hamur işi tatlılar yerine kuru meyveler veya meyveli hafif tatlıları, sütlü tatlıları tercih diniz. Bu tatlıların yapımında enerji alımını azaltmak adına yapay tatlandırıcılar tercih edilebilir. Susuzluk hissini, aza indirmek için tuzlu besinler ve uyarıcı etkisi buluna çay ve kahve gibi içeceklerden uzak durulması gerekir. Bu tür içecekler özellikle sahurdan sonra uykusuzluk hissini artırıp gün boyu yorgunluğa neden olacaktır. Uzun süre açlık, aynı zamanda kabızlık sorununun artmasına da sebep olmaktadır. Bu nedenle ramazan ayında bol lifli ve posalı yiyecekleri ağırlıklı tercih edin. Ekmek ürünlerinin tam buğday, çavdar olanlarından yana tercih yapmak, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı veya kuru baklagillerin tercih edilmesi, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmesi bu dönemde yaşanılabilecek kabızlık sorununu önleyecektir” dedi.

 

  “RAMAZAN AYINDA DA SIVI İHTİYACININ MUTLAKA KARŞILANMASI GEREKMEKTEDİR”

 

  Ramazan ayında kabızlık sorunu yaşamamak için su tüketimi de son derece önemli olduğunu belirten Diyetisyeni Zerrin Delibaş Tez, sözlerine şöyle son verdi.

  “Günlük su ihtiyacımız 1,5-2 litre iken, sıcak aylarda bu gereksinim 2-2,5 litreye çıkmaktadır. Ramazan ayında da sıvı ihtiyacının mutlaka karşılanması gerekmektedir. Dolayısıyla, su tüketiminin yanı sıra taze sıkılmış meyve suları, az şekerli veya şekersiz meyve kompostoları, kavun karpuz gibi sulu meyveler tüketilerek sıvı ihtiyacının karşılanması mümkündür. Çok yağlı veya kızartma usulü pişirilmiş yiyecekler yerine ızgara, fırında haşlama veya buğulama yöntemleri ile pişirilmiş yiyecekleri tercih edin. Mide krampları, reflü, mide yanması ve hazımsızlık oluşmasını önleyecektir. Aşırı kilo alımını önlemek için iftardan 1 buçuk -2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu bir yürüyüş besinlerin sindirimine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda yavaşlayan metabolizmanızı hızlandıracaktır. Oruç tutan kişiler ramazan ayı sonrasında eski beslenme alışkanlıklarına geri döndüklerinde daha fazla yeme eğiliminde bulunmaktadır. Ramazan ayı süresince özellikle 2.haftadan sonra yavaşlayan metabolizma için, ardından gelen Ramazan Bayramında yenilen tatlıların yağ olarak depolandığı riskli bir süreçtir. Benzer ilkelere bayramda da dikkat edilirse bu süreci daha sağlıklı bir şekilde aşmayı sağlayacaktır.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ